Betül Mert

Betül Mert

[email protected]

DİJİTAL ÇAĞDA GENÇ OLMAK

07 Mayıs 2021 - 15:10 - Güncelleme: 07 Mayıs 2021 - 16:10

Kızım dün bana dedi ki "anne galiba çocukluğunu doya doya yaşayan en son nesil sizlersiniz. Biz ise 2000'den sonraki doğan çocuklar olarak, internete bağımlı, sosyalliğin hakkını veremeyen birer nesil olduk.’’ Tabii ki bir anne olarak çok üzüldüm. Üzülmem ise gerçekliği değiştirmiyordu. Gençlik için, gelecek nesiller için neler yapabiliriz diye düşünmeye başladım. 

İnancınız olsun ki, gençlikten çok umutluyum. Yeri geldiğinde acımasızca eleştirdiğimiz gençler… Yeterince değer vermediğimiz o biçare gençler. Hâlbuki yeterince değer verildiğinde, coşkun çiçekler gibi içlerindeki saksıdan dışarı doğru fışkırarak etrafına güzellikler saçacaklardır. Yeni nesli eleştiriyoruz? Evet? Kendimize dönüp de ‘’acaba biz bu gençler için nasıl bir ortam hazırlıyoruz’’ diye özeleştiri de bulunduk mu?

Gençler bizden sadece onları dinlememizi ve anlamamızı beklerken bunun yanında bencilce nasihat içeren cümlelerle onları kırıyoruz. Bu kadar basit bir davranışı dahi yapamayan biz büyükler, karşımızdaki gençlerin bizi dinlemesini beklemek ancak sukutu hayal olarak kalır. Önce biz büyüklerolarak dinlemeyi bileceğiz ki gençler de bizleri dinlemeyi öğrensin. Bu bakımdan çok iyi bir rol model olmalıyız. Gençlere bu bağlamda haksızlık edildiğini düşünenlerdenim. "Benim zamanımda iken" diye başlayan cümleleri çok kullanırız. Oysaki onların şuanda yaşamış olduğu zaman bizim zamanımızdan daha zor değil mi? Bizler geçmişte yapamadığımız, içimizde uhde olan her ne varsa çocuklarımızdan bekliyoruz. Oysaki onlar biz olmak istiyorlar mı? Hiç sormuyoruz. Ebeveynlerden genellikle ‘’hocam yediği önünde yemediği arkasında bu çocuk daha ne istiyor’’ cümlesini çok duyuyorum. Evet, yiyecek, konforlu alan ve belki de hayata dair her şey var. Ama tek bir eksiklik var. O da ‘’sevgi’’... Samimi sevgi yok. 

Dünyanın şartları doğrultusunda biz büyükler ekonomik özgürlük için çalışırken aslında çocuklarımızı ne çok ihmal ettik... Bizlerin döneminde otorite fazla olsa da sokaklar daha güvenliydi, arkadaşlıklar daha samimiydi, dünya daha temizdi, doğa her şeyi özgürce bize sunuyordu. Sizce ne oldu ki gençlik bu kadar psikolojik antidepresan ilaçlar kullanır hale geldi. Bizim zamanımızda antidepresan ilaçları kullanan var mıydı? Yoksa ben mi hatırlamıyorum. Şu andaki gençlik psikiyatristlerin, terapistlerin odalarından çıkamaz oldu. Kim bilir kendi kaygılarımızı çocuklarımıza yüklüyor olabilir miyiz? 

Gençlerden başarılı olmaları istenirken aynı zamanda neden sosyal bir varlık değilsin diye eleştiriyoruz. ‘’Zaman kötü ben topluma güvenmiyorum’’ gibi sözlerle arkadaşlarını dahi seçmelerine izin vermiyoruz. Kendilerine olan öz güvenlerini yok ediyoruz.  

Aslında bu dönem bedenin büyüdüğü ruhun sonradan gelişim sağlayacağı bir dönem. Ben bu dönemi daha çok ergenlikte size ait olmayan büyük beden elbiseyi üzerinizde taşımak olarak düşünüyorum. Beden çocuğun üstünde duran büyük bir elbise, çocuktan ise o elbisenin içinde koşmasını ve mutlu olmasını bekliyoruz. Size büyük gelen kıyafeti giyindiğinizde rahat hareket edebilir misiniz? 

Çocuklarımızdan bir şeyler beklemeden önce empati yapalım ve sonrasında onları yaşlarına göre değerlendirip anlayalım… 
Saygılarımla.
BETÜL MERT
SOSYOLOG AİLE DANIŞMANI

Bu yazı 278 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum