Neşe Deniz

Neşe Deniz

[email protected]

ALDIRMA GÖNÜL

09 Nisan 2021 - 15:24 - Güncelleme: 10 Nisan 2021 - 16:02


Sabahattin Ali (1907-1948)
41 yıllık hayatı,maddi zorluklar ,mapusluk, platonik aşklar ile geçen yazar hazin bir sonla bu dünyadan göçtü. Şiirleri şarkı oldu dillerde dolaştı.
Komünizm propagandası yaptı dediler, Atatürk’e hakaret etti dediler, milliyetçilere savaş açtı dediler ,siyasilerle dalga geçiyor dediler, bir sebep buldular onu özgürlüğünden alıkoydular ama o yazmaktan vazgeçmedi kısacık ömrüne 3 roman çokça hikaye yüzlerce şiir sığdırdı.
Bilmeli tanımalıyız bu büyük yazarı.

1907 Gümülcine doğumlu,Muallim Mektebi mezunu, Almanya’ya eğitim için gidip döndüğünde almanca ögretmenliği yapmış ,yazmaya üretmeye başlamış,her yükselişi bir mapus cezası ile durdurulmuş bir yazar Sabahattin Ali. Filiz’in babası Aliye’nin sevgili eşi.
Çocukluk yılları maddi zorluklarla geçmiş ,asker bir babanın psikolojik sorunları olan bir annenin oğlu.Aile bağları güçlü olmayan bir ailede yetişmiş, kendini okumaya vermiş, yalnızlığının tek dostu kitaplar olmuş.
Kitaplar onun öğretmen olmasının yolunu açmış devlet desteği ile Almaya’ya gitmiş çalışmış okumuş ülkesine dönmüş, Almanca öğretmeni olmuştu.Aşktan yana hiç yüzü gülmemişti taki 1935 yılında Aliye hanım ile evlenene kadar.
Evlenmeden önce başından 2 kez mahkumiyet geçmiş, ilki komünizm propagandası ikincisi Atatürk’e hakaret olmuştu. Hakaret etmediğini ,bir kaç düşmanının oyununa geldiğini söyledi hep. Af dilemek için bir şiir bile yazdı Ata’ya “Benim aşkım” diye. Cumhuriyetin 10.yılı olan 1933 yılında affedildi. 1937’de “Kuyucaklı Yusuf”u,1939’da “İçimizdeki Şeytan”ı yazdı. Eski dostu Nihal Atsız ile “İçimizdeki Şeytan” romanı yüzünden arası açıldı, tüm milliyetçileri karşısına aldı. Baskılar, davalar derken yine hapishane yolu göründü.1940’ta “Kürk Mantolu Madonna”yı yazdı. Konservatuarda hocalık yaptı.

1946 da “Marko Paşa” dergisini, dönemin güçlü kalemleri ile çıkarmaya başladı. Baş yazarı Sabahattin Ali ,diğer yazarları Aziz Nesin, Rıfat Ilgaz, çizeri ise Mustafa Mim Uykusuz olmuştu. Yazıları mizahtan çok siyasi içerikli olan bu dergi tirajı ile çokça konuşulur olmuştu. Dergi “Yazarları hapishanede olmadığı zaman yayınlanan dergi” diye de anıldı. Nitekim her davanın muhattabı baş yazar Sabahattin Ali oldu. Dergi her kapandığında başka bir isimle devam etti. Bu dönemde yayınladığı “Sırça Köşk" adlı hikaye kitabı Bakanlar Kurulu kararı ile toplatıldı. Davalar, mapusluk derken dergi kapandı.

Hapis sonrası normal hayata dönüş çok zorlu olmuştu. İş bulamayınca bir kamyon alıp nakliye işi yapmak istedi aynı zamanda şehir şehir dolaşarak hayat hikayeleri de biriktiririm diyordu ama düşmanları peşini hiç bırakmadı. Yaşamasına izin vermiyorlardı tek çıkış yolunu ülkeyi terketmekte buldu. Bulgaristan üzerinden Avrupa’ya kaçmaktı niyeti. Yol arladaşı katili oldu 1948 yılında Bulgaristan sınırında başına vurularak ölmüş halde bulundu. Cesedi ölümünden aylar sonra bulunmuş, teşhis için ailesine bile gösterilmemiş, bulunan eşyaları eşine teslim edilmemiş, yolda cesedi bile kaybolmuştu. Bu yüzden mezarı bile yoktur büyük ustanın.Ne hazin bir son.Oysa tek isteği özgürce yazmaktı.
Yitirilen değerimiz sevgili Sabahattin Ali’nin birçok şiiri şarkı oldu” Görecek günler var daha aldırma gönül aldırma” dedi ama göremedi o güzel günleri.

* Tüm şarkılarının bir arada olduğu içeriğe aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.
https://youtu.be/GgcvPzrg0I8




 

Bu yazı 237 defa okunmuştur.